İK Blog Yazarlığı Etikleri

İnsan Kaynakları Blog Yazarları olarak blogumuzu hazırlarken uyacağımız etik değerleri oluşturduk, bu değerleri paylaşıyorum ve uyacağımı taahhüt ediyorum.
ETİKLER
• Özgürlük: Düşünce, üslup ve içerik özgürlüğüne saygı duyarız.
• Dürüstlük: Alıntıları ve esinlenmeleri belirtiriz.
• Bağımsızlık: Blogger’lıktan çıkar gözetmeyiz.
• Nesnellik: Eleştirilerimizi gerekçeli ve tarafsız yaparız.
• Saygı: Cinsiyet, yaş, etnik köken, din, mezhep gibi farklılıkları zenginlik olarak görür, değer veririz.
• Yenilikçilik: Yenilikleri araştırır, öğrenir, geliştirir ve paylaşırız.
Reklamlar

Asgari Ücrette Gelir Vergisi Düzenlemesi

Bilindiği üzere 2016 yılı Ocak ayından itibaren bekar ve çocuksuz olan asgari ücretli çalışanlara 1.647 TL brüt ücret ödenmeye başlanmıştır. Bu tutarın net hesaplaması 1,300,99 TL’dir. Brüt ödeme yapan işyerlerinde Ekim ayından itibaren gelir vergisi kesintisi yapılan dilim değişmektedir. Önceki aylarda gelir vergisi matrahından %15 kesinti yapılmaktayken, ekim ayında kümülatif vergi matrahının 12.600’ün üzerine çıkmasıyla %20 kesinti yapılır. Böylece net ücret 1.300,99 TL’ nin altında düşer. Net asgari ücretin 1.300,99 TL’nin altına düşmeyeceği geçtiğimiz yılbaşında ifade edilmişti ve bununla ilgili tebliğ de 28 Ekim’ de yayınlandı. Bu tebliğe göre net 1.300.99 TL’ nin altına düşen ücretler, ilave asgari geçim indirimi yoluyla 1.300,99 TL’ ye tamamlanacak.

Uygulama Nasıl Olacak?

  • Kapsamda olan grup, gelir vergisi nedeniyle ekim ayından itibaren yılsonuna kadar net ücret kazancı 1.300,99 TL’ nin altına düşen çalışanlardır.
  • Net 1.300,99 TL’nin altına düşen çalışanın ücreti ilave asgari geçim indirimi yapılarak 1.300,99 TL’ye tamamlanacaktır.
  • İlave tutar dahil toplam asgari geçim indirimi tutarı, çalışanın ücreti üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilecektir.
  • Gelir vergisi tarifesi nedeniyle ücretlerinde düşüş olsa da net ücretleri 1.300,99 TL’nin altına düşmeyenler bu uygulamadan yararlanamayacaklardır. (Ek ödeme alanlar ya da 123,53 TL’den yüksek AGİ alanlar)
  • Çalışanın ücret aldığı dönemde işe başlaması veya işten ayrılması, ücretsiz izin ve benzeri nedenlerle net ücretinin 1.300,99 TL’nin altına düşmesi durumunda ilave asgari geçim indirimi uygulanmayacaktır.
  • Asgari geçim indirimi bordrosunda yer alan ilave tutar dahil toplam asgari geçim indirimi tutarı, ücret ödemesinin yapıldığı döneme ilişkin ücret bordrosunun “Asgari Geçim İndirimi” satırına aktarılacaktır.
  • Asgari geçim indiriminin toplamı, ücretlinin o aydaki ücretinden kesilen gelir vergisinden fazla olamayacaktır.

Tüm bu düzenlemeler için, maalesef kullanılan ERP programlarına ek bir güncelleme yapılması gerekiyor.

 

Tamam mı, Devam mı?

“… çocuğu doğunca işini bırakmak zorunda kalmış.” Üretim Elemanı, 25

“… bakıcılarla problem yaşamış, bebeğine bakacak kimse olmayınca, işten ayrılmış.” Elektrik Mühendisi, 34

“…çocuğu küçükmüş ve sağlık problemleri varmış, çocuğuyla ilgilenmek için işe 5 yıl ara vermek zorunda kalmış.” Endüstri Mühendisi, 38

“…yeni doğum yapmış, eski işyeri, sürekli izin alabilir düşüncesiyle, işten çıkarmış.” Personel Uzmanı, 29

“… küçük çocukları var.” Üretim Elemanı, 29.

Bu cümleler, korku filmi replikleri değil, kadınlarla yaptığım iş görüşmelerinden notlar. Son not adayla ilgili şirkete yapılan bir uyarı; “küçük çocukları var, yani işe almayalım, potansiyel problem” diyorum sanki… Neden bir kadın için “çocuk” ve “iş hayatı” aynı cümlede yer alamıyor? Çocuk varsa ortada bölünmüş, parçalanmış, zayıflamış bir kariyer var. Konu annelik olunca eğitimin, yaşın, statünün önemi de kalmıyor, kadın, mecbur hissettiğinde çocuk için kariyerini bir kenara bırakıveriyor.

Çocuğu olmayan genç kadınların hedefi başarılı bir iş hayatına sahip olmak, parlak bir kariyer iken, annelerin hedefi genelde çocuğa daha iyi şartlar sağlamak oluyor.

Görüşmelerde bu yapının adil olmadığı aklımdan geçiyor. Bir meslek edinmek için, bir erkekle paralel çaba gösteriyoruz. Aynı zorlukları yaşıyoruz (hatta bazen daha fazla zorluk yaşıyoruz). Aynı parkurda tüm enerji, keyif ve hırsla koşarken, çocuk ile kadına ilk çelme takılmış oluyor. Erkek tam gaz devam ederken, sevgili kadın çocuk büyütüyor, eviyle ilgileniyor. Bunun da değerini kimse bilmiyor. İşe dönmek istediğinde ikinci çelme işverenlerden geliyor; hak ettiği pozisyonun altında çalışmak zorunda kalıyor, yöneticilik gibi sorumluluk düzeyi yüksek pozisyonlar için tercih edilmiyor. Sonuç olarak, kadın çocuktan sonra işe dönse (dönebilirse!) bile, tatmin edici bir kariyer O’nu beklemiyor. Bir yandan da birçok annede görüyorum ki, çocuktan önce var olan başarma hırsı artık yok. İş hayatı ilgisini çekmiyor, bir işyerinde, tam zamanlı çalışmak içinden gelmiyor. Belirli nedenlerden dolayı işe dönmek zorunda olan bu profilde çalışan da işveren için haksızlık.

Bizim ülkemizde ailenin ekonomik şartları ne olursa olsun, kadının kendi geliri, ekonomik özgürlüğü olmak zorunda. Bu nedenle hem çocuk, hem kariyer yapmış azınlığı örnek alarak, tüm zorluklara rağmen çalışma hayatına devam etmek gerekiyor.