3 Adımda Mutlu Yaşamın Sırları

Yaşamak bize verilen en büyük hediye… Çoğu zaman bunun farkında olmadan günlük koşturmacanın içinde kaybolarak yaşayıp gidiyoruz ve an geliyor “ben ne yapıyorum?” sorusuyla, cevapsız bir şekilde baş başa kalıyoruz. Cevap bulamadıkça iç sıkıntısı sarıyor bizi. Bu böyle olmak zorunda değil, hayatımız küçük adımlarla daha güzel bir hale gelebilir. Bunun için herkesin kendince bir formülü vardır tabi, benim “iyi olma halim” ise bahsedeceğim üç maddeden geçiyor.

  1. Bedenime dikkat ederim

Bedenimiz bize emanet ve ona iyi bakarsak uzun yıllar birlikte sorunsuz yaşayabiliriz. Peki, ona iyi bakmak ne demek?

  • Temiz beslenmek; bedenimize giren her yiyeceğe dikkat etmek demek. İşlenmiş, şekerli, tuzlu, aşırı baharatlı, yağlı yiyeceklerden uzak durmak, yerine çiğ, katkısız, doğal ürünleri tercih etmek demek. Yiyecekler sadece bedenimize etki etmez, aynı zamanda duygusal durumumuza da etki eder, duygusal olarak “iyi olma” halinde olmak için ne yediğimize ve tabi ki ne kadar yediğimize dikkat etmek ve her zaman satvik gıdaları tercih etmek gerekiyor.
  • Bedeni temiz tutmak; sadece banyo yapmak değildir, kullandığımız tüm ürünlerin sağlığımızı olumsuz etkileyecek özellikte olmaması demektir. Duş jellerinden, diş macununa kadar her türlü kozmetik malzemenin saf halini bulmak gerekiyor. Bu aşama çok zor biliyorum 🙂 . Henüz yapmış değilim, fakat bu konuda farkındalık geliştirmek bile iyi bir başlangıçtır.
  • İyi uyumak; bedeninizi en iyi siz tanırsınız ve dinlendiğiniz uyku saatini en iyi siz bilirsiniz. Günlük şu kadar uyumak en iyisidir demek doğru gelmiyor bana. Burada anlatmak istediğim, dinlenmiş uyanmak için gerekli olan şey bir uyku rutini oluşturmak. Belli bir saatte yatağa girmek ve aynı saatte uyanmak, uyumadan önce oluşturacağınız mini yoga pratiği veya nefes egzersizleri ile birazcık rahatlamak, uykudan birkaç saat önce yemeyi bırakmak… Bunları yaptığımda ben dinlenmiş uyanıyorum.
  • Hareket etmek… Bu en önemli alışkanlık bence. Koşmak, yürümek ve yoga yapmak benim en keyif aldıklarım… Herkes kendisine hareket yaratacağı, keyif aldığı bir şeyler bulmalı. Hareket insanı capcanlı, enerji dolu ve mutlu yapar.
  1. Duygusal açıdan arınmaya önem veririm

Beden sağlığı ve duygusal açıdan sağlıklı olmak çok iç içe olan şeylerdir ama birini önceliklendirmek gerekirse, duygusal açıdan “iyi olmak” bedensel sağlıktan daha önemli olabilir. Duygusal olarak iyiysek bedende buna uyum sağlar ve iyileşir. Kötü hisler varsa içimizde, beden bir zaman sonra hastalıkları çağırır. Bastırılmış düşünceler, kötü niyetler, sevgisizlik, kıskançlık, ego gibi duygu durumlarının frekansları çok düşüktür ve kişiyi dibe çeker. Bu duygular olumsuz bir insan yaratır ve bu insan, pozitif duygular besleyen insanlara göre çok geriden gelir.

Herkese ve her şeye karşı olumlu hisler içinde olan, yürekten bu duygu durumunu yaşayan kişiler için sezgi yolu açılır. Diğer insanlara göre, çok daha fazla yardım/rehberlik alırlar. Yatağa öfkeyle girmeyerek, içinde çözümlenmemiş şeyler bırakmayarak, insanları ya da olayları direkt sorumlu görmeyerek ve yaşanılan her şeyin gelişimimiz için bir mesaj içerdiğine inanarak her zaman ders almayı seçmek bu yoldaki ilk adımlardır.

  1. Sevdiğim işi yapıyorum

Yaşam üretince keyifli hale gelir. İnsanın içindeki en temel dürtülerden biri; bir faydanın parçası olabilme isteğidir. İnsan üretince mutlu olur. Özünde üretim olan, yaratım olan her iş güzeldir. Bu nedenle mutlu olduğunuz işi yapın veya yaptığınız işi keyifli hale getirin. Her ne yapıyorsanız hakkını vererek yaptığınızda o iş sizi zaten mutlu edecektir.

Hayat çok kısa ve her nefes aldığımız gün için şükretmek gerekiyor. Yaşadığımız hayat bizim enerjimize, isteklerimize, duygularımıza ve hayallerimize göre şekilleniyor. Şu anki durumunuz dünkü isteklerinizin sonucu; yarın nasıl bir hayatınızın olacağı da bugün ki size bağlı. Her zaman mutlu olmayı seçin. Her ne yaşıyorsanız sizin gelişiminiz için. Korkuları bırakın, yaşama güvenin ve bu huzurun keyfini çıkarın.

Reklamlar

Zaman İkna Eder

Yaşadığımız hayat, kendi koşullarımızda yaptığımız en iyi seçimlerden oluşur. Yani başımıza gelen her durum, o dönem için yaşayabileceğimiz en hayırlı olaydır. Özellikle kötü bir şey yaşadığımızda bunu hatırlamakta fayda var: “Bu durum, yaşam döngümdeki bu dönem için başıma gelecek en iyi şeydi.” Her olay bir ya da birçok ders içerir. Önemli olan öğrenilmesi gereken dersi anlayabilmektir. Çünkü buradaki derslere gelecek dönemimizde ihtiyacımız olacak.

Nefes aldıkça, her yeni günde yeni durumlarla karşılaşıyoruz, insanlarla tanışıyoruz, bir şeyler okuyoruz, görüyoruz, duyuyoruz ve gün sonunda, farkında olalım ya da olmayalım, birçok şey öğrenmiş oluyoruz. Öğrenmek ise insanı değiştiriyor. Nefes aldıkça da bu değişim ve dönüşüm devam edecek, hepimiz bunu biliyoruz ama yine de çoğu zaman bu değişim acıtıyor. Çünkü biliyoruz ki, geçmişte yaşadığımız güzel anlara ait tüm koşullar tekrar sağlansa bile, bugün, ilk zamanlardaki duyguları hissetmeyiz. Artık aynı frekans yok, aynı zihin yapısı yok… Her şey değişti çünkü.

Bazen ısrarla olması için çabaladığımız şey, hayatımız için en iyi olan olmayabilir. Bu canımızı acıtır, anlamak bir süreçtir, kabul etmek bir süreçtir, ona göre yaşamını tekrar şekillendirmek başka bir süreçtir. Benim için en zor aşama “kabul etmek” sanıyorum. Durumu idrak ediyorsun fakat hala sorgulamaya devam ediyorsun… İşte tam da bu aşamada sorgulamayı bırakmak ve önüne bakmak gerekiyor. Burada tek yardımcı zamandır, zaman yaşadıklarımızı kabul etmemiz için bizi ikna eder.

Hiçbir şey durağan değildir. Aksi halde, yaşamın kendisi bu kadar akıcıyken, bizim duygu ve düşüncelerimizin aynı kalması sistemde bir hata yaratırdı.

Ayrıca bir nokta daha var; kendi yaşamımızla ilgili kararlar başkalarına bırakılamayacak kadar önemlidir. Kendi kararlarını ve o kararların getirdiği sorumlulukları alabilmek de farklı bir bilinç düzeyidir.

Yaşam çok sihirli ve asla kimseyi yüzüstü bırakmaz. Sadece her şeyin bir zamanı var.

İyi Hisler

Zaman geçiyor… Hayatlarımız hiç beklemediğimiz şekilde değişmeye devam ediyor. Yaş aldıkça plan yapmak anlamını kaybediyor. Neyi öğrenmem gerekiyorsa sırada o olacak nasılsa… Yaş aldıkça diyorum, çünkü bunu anlamak zaman alıyor. Düşünceler ve duygular değişebilir, hatta değişmelidir de fakat değerler aksine değişmemeli, her zaman korunmalıdır. Bir olay yaşadığımızda günün sonunda bize kalan “iyi hisler” olmuyorsa, yaşanılanlarda değerlerimizle çelişen bir şeyler olduğu ortadadır. Benim mutluluğum şeylere bağlı değil; hayatımdaki insanlara, işime, aileme, evime, bedenime bağlı değil. Benim kalıcı iyi olma halim değerlerime uygun yaşayınca oluyor, sahip olduklarıma şükrettikçe ve kendimin farkında oldukça devam ediyor. Huzurlu bir dünyam var ve bunu korudukça iyi hissediyorum. Bütünün iyiliği için dua ediyorum. Hiçbir şey boşuna, öylesine olmaz. Yaşadığım ve yaşayacağım her şey için şükrediyorum. Kendimi çok seviyorum.
Son olarak hepimiz için 2017’nin mutluluk dolu bir yıl olmasını diliyorum. 🙂